DUYURULAR
Darbe Girişimini Lanetliyoruz
"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" (15.07.2016) 15/07/2016 tarihinde meydana gelen, ülkemizin seçilmiş hükumetini, milletimizi..
Fikri ÖZKÖK'ün Sayıştay Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmesi
Sevgili eski MeslektaşımızSayıştay 1. Daire Üyesi Fikri ÖZKÖK Sayıştay yönetimden sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiştir...
Adem CEYLAN ın MYK Başkanlığına seçilmesi
Sevgili Meslektaşımız Adem CEYLAN Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmiştir. Yeni görevinde başarılar diler,..
Saim İLÇİOĞLU nun Karayolları Düzenleme Genel Müdürlüğüne atanması
Sevgili eski meslektalımız Saim İLÇİOĞLU Karayolları Düzenleme Genel Müdürlüğüne Genel Müdür olarak atanmıştır...
Derneğin adının kullanılarak yayın pazarlanması
Kimi kişilerin derneğimiz ve meslektaşlarımızın adını kullanarak yayın pazarladıkları bize ulaşan bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu kişilere itibar edilmemesi..
Bize Ulaşın

Esat Caddesi, Akay Yokuşu,
Lale Apt. No:15/3
Bakanlıklar/ANKARA

Tel : +90 (312) 417 03 75
Fax: +90 (312) 425 36 80

Biliyor musunuz ?
1- 18 Ağustos 2017 Tarihli ve 30158 Sayılı Resmî Gazete " Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 71)" yayımlanmıştır. Tebliğ ile emlak vergisine esas olmak üzere 2018 yılında uygulanacak bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri, Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bu Tebliğ ekinde yer alan cetvelde belirtilen tutarlarda tespit edilmiştir.
 
2- 3 Temmuz 2017 Tarihli ve 30113 Sayılı Resmî Gazete'de  "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Yönetmelikle plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ilc projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlenmiş; 2/11/1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği 1/10/2017 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Bu Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesi yayımı tarihinde, diğer maddeler 1/10/2017 tarihinde yürürlüğe girecektir.  
 
3- 27 Şubat 2017 Tarihli ve 29992 mükerrer sayılı Resmî Gazete" İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" yayımlanmıştır. 
 
4- 05.01.2017 tarihinde Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünce Mahalli İdare Sözleşmeli Personeli Ücretleri Hakkında Genelge yayımlanmıştır.
 
5- 8 Aralık 2016 Tarihli ve 29912 Sayılı Resmî Gazete'de "Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği" yayınlanmıştır. 
 
5-11 Kasım 2016 Tarihli ve 29885 Sayılı Resmî Gazete'de 474 Sıra No Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği  ile yeniden değerleme oranı 2016 yılı için % 3,83 (üç virgül seksenüç) olarak tespit edilmiştir.
 
Posta Listesi

Kaydolun! Sitemizdeki gelişmelerden ve eklenen içeriklerden ilk sizin haberiniz olsun.

Ziyaretçi Defteri
Yorum Yaz

Mezarlık Vasıflı Yerlerde İmar Uygulaması

 

MEZARLIK VASIfLI YERLERDE İMAR UYGULAMASI
                                                                    Alaaddin KAHRAMAN


I- Giriş:

Her  canlı gibi insan da doğar, büyür belirli bir süre yaşam sürer, bireysel ve insani boyutta gelişime katkı sağlar ve nihayetinde hayatı son bulur. İnsan hakları kavramı artık çağımızda sadece “Habeas Corpus” (İnsan Hakları kavramı ana çekirdeği) ilkesi ile yetinilemeyecek kadar önemli ve gelişmiş kavramdır. Kişinin sadece insan olması sebebiyle sahip olduğu haklar olarak insan hakları, insan onurunun sağlanması ve korunmasına yönelik araçlar olarak tanımlanabilir. Hukuki anlamda insan hakları ise, kişilere insan onurunun sağlanmasına yönelik olarak eşitlik ilkesi temelinde hak ve özgürlükleri sağlayan ve bu hak ve özgürlüklerin korunmasında denetim mekanizmaları getiren hukuk kuralları bütünüdür. İnsan hakları kavramı belirli evrelerden geçerek şekillenmiş ve bu kavram üzerindeki tartışmalar hep canlı kalmıştır. “Birinci Kuşak Haklar” Klasik haklar olarak adlandırılmakta ve liberal özgürlük anlayışını yansıtmaktadır. Bu günkü Anayasa ve uluslararası belgelerde temel hak ve özgürlükler şeklinde yer almaktadır. “İkinci Kuşak Haklar” ise Seçme, seçilme, örgütlenme hakları, sosyal ve ekonomik haklar olarak sayılabilir. 20. yüzyılın başından itibaren Anayasalarda yer alarak hukukileşmiştir. “Üçüncü Kuşak Haklar” ise (Deconolisation) (Dayanışma Hakları; Gelişme hakkı, çevre hakkı, barış hakkı ve insanlığın ortak mal varlığına saygı hakkı) Bu haklarda da norm öncesi durumdan hukuk kuralına doğru geçiş söz konusudur. İnsan hakları literatürü genellikle yaşayan insanların politik ve demokratik özgürlükleri üzerine yoğunlaşmış olmasına karşın, ölen bir insanın da mezarının sonsuza (Kıyamete kadar) dek korunması, dokunulmaması gereği bir onursal hak olarak düşünülmesi gerekir. Temel fikrimizi daha yazımızın başında beyan etmiş olmakla birlikte; Mezarlık Vasfı taşıyan taşınmazlar üzerinde imar uygulamalarında bulunulabilir mi sorusuna mevzuatımız ışığı altında cevap arayacağız.

 

II- Mezarlıkların Mevzuattaki Yeri:

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Belediyenin Görev Yetki ve sorumlulukları başlığını taşıyan 14/a. Maddesinde; İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar. Belediye tasarrufundaki yerler başlıklı 79. maddesinde ise Diğer kanunlarla getirilen hükümler saklı kalmak üzere, mezarlıklar ile belediye sınırları içinde bulunan ve sahipsiz arazi niteliğinde olan seyrangâh, harman yeri, koruluk, dinlenme yerleri, meydanlar, bataklık, çöp döküm sahaları, yıkılmış kale ve kulelerin arsaları ve enkazı ve benzeri yerler belediyenin tasarrufundadır. Belediye tarafından deniz, akarsu ve gölden doldurma suretiyle kazanılan alanlar, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılır hükümleri bulunmaktadır. Mezarlıkların tesisi, korunması ve bakımına ilişkin masrafların Belediyenin giderleri arasında olduğu Kanunun 60/g. maddesinde belirtilmiştir.

 

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin (s) fıkrasında “Mezarlık alanlarını tespit etmek, mezarlıklar tesis etmek, işletmek, işlettirmek, defin ile ilgili hizmetleri yürütmek” iş ve işlemleri Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Mezarlıkların tesisi, korunması ve bakımına ilişkin giderlerin ise Belediye Kanunundaki hükme benzer bir şekilde Büyükşehir belediyesinin giderlerinden olduğu Kanunun 24/h maddesinde açıklanmıştır.

 

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20.maddesinde Belediyenin halk sağlığı ve toplumsal yaşama ilişkin görev ve sorumlulukları 14 madde halinde sayılmış, 4. sırada da Mezarlıklar tesisatı ve mevta defni ve nakli işlerinin belediyenin görevlerinden olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Kanunun 211–226. maddelerinde Mezarlıklar ve ölülerin defni, 227–234. maddelerinde Ölülerin çıkarılması ve nakli ile ilgili iş ve işlemler düzenlenmiştir.

 

Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamede ise mezarlıklar hakkında genel bilgi ve mezarlıkların türleri 1–6. maddelerinde, mezarlıkların tesis tanzim ve tezyini 7–15. maddelerinde, mezarlıkların inzibatı 16–19. maddelerinde, sınıfları 20–22. maddelerinde, mezarların tanzim, teçhiz ve tezyini 23–26 maddelerinde, cenazelerin yıkattırılması, kefenlenmesi, mezarlığa kadar nakli ve gömülmesi 27–36. maddelerinde, son olarak mezarlığa hangi gün ve saatlerde ziyaretçilerin kabul edileceği nizamnamenin 37. maddesinden sonra kayıt altına alınmıştır.

 

12.03.1942 Tarih Ve 5055 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Mezarlık Nizamnamesinin 8 İnci Maddesinin Birinci Fıkrası Mucibince Hazırlanan Talimatnamede

 

1-Mezarlıklar; şehir ve kasabaların mesken ve diğer maksatlarla bina yapılan sahaları hududundan, mezarlık hududuna en aşağı 500 metre mesafede tesis edileceklerdir. Sıhhi veya diğer sebeplerle görülecek lüzum üzerine ve mahalli şartlara göre bu mesafe daha fazla uzatılabilir.

 

2-Mezarlık olarak seçilecek saha, hakim rüzgarların şehir ve kasabalardan gittiği istikamette; çukur veya bataklıklardan, su cereyanları ve birikintilerden uzaklarda, münakale yolları ile münasebeti kolay olan yerlerde olmalıdır. Bu hususta hafif meyilli düzlükler tercih edilir.

 

3-Mezarlık sahası yeraltı suyundan mümkün olduğu kadar uzak olmalıdır. Mezarlık hududundan itibaren 250 metrelik bir mesafe dahilindeki kuyu ve menba gibi yer altı suları hiç bir maksatla kullanılamaz.

 

4-Toprağın jeolojik vasıfları; gömülecek cesetlerin tahribine müsait biyolojik şartları temin etmek üzere su ve havanın geçmesine kafi derecede müsait ve küçük taneli olmalıdır. Bu maksatla kumlu, az miktarda kil ve kireçle karışık topraklar muvafıktır.

 

5-Mezarlık sahası; aile ve eşhasa mahsus sabit mezar yerleri ile memur ve müstahdemlere veya mezarlığa ait tesisat yerleri olmak üzere şehir ve kasabanın senelik ölüm vasati miktarına göre veya toprağın cesetleri tam tahrip müddetine göre hesap edilir.

 

Umumi mezarlar için ayrılacak yerlerin vüsati: senelik ölüm vasati miktarı X3.25 metre murabbaı X5 (İyi bir toprakta tekrar ölü gömme müddeti) olarak tespit edilir. Cesetleri tahrip kabiliyeti daha uzayan topraklarda bu rakam lüzumu kadar artırılır.

 

6-Şehir ve kasabalarda halen mevcut olup gerek meskun sahalara yakınlık ve gerekse toprak ve tesisatındaki kifayetsizlik bakımından sıhhi mahzurları görülen mezarlıklar Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 214 üncü maddesi mucibince terk olunacaktır. Bu sahalar terk edilmesinden en aşağı 10 sene geçtikten sonra ve mahalli sıhhat memurlarının verecekleri rapor üzerine diğer maksatlarla kullanılabilir.

 

7-Her şehir ve kasaba belediyesi ölülerin yıkanıp kefenlenmesi için nüfus kesafetine göre lüzumlu olan adette (Cenaze hazırlama) yerleri yapmaya mecburdurlar.

 

Bu yerler her tarafı kargir olarak yapılacak ve

 

a) Gelen cenazelerin bekleme yeri,

 

b) Yıkama ve kefenleme yeri,

 

c) Hazırlanmış cenazelerin bekleme yeri olmak üzere en aşağı üç kısma ayrılmış olacaktır. Bu yerlerin dahili tesisleri ve ihtiva edecekleri dezenfeksiyon tertipleri, memur ve müstahdemlere ait yerlerle cenazelerin (hazırlama yerlerine) ve (mezarlıklara) nasıl nakledileceği hakkında Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 222 ve Belediye Kanunu mucibince mahalli belediyece bir talimatname hazırlanmış olacaktır.

 

8-Mezarlıkların diğer tesisatı ve mezar yerleri yapılması, yol ve caddelerin tanzimi, ölü gömme ve nakil işleri ve mezarlığın idaresine ait diğer hususlar Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve Mezarlıklar Nizamnamesindeki hükümlere göre yapılır denilmektedir.      

 

Mezarlıklarımızın mevzuatımızdaki yeri konusuna kısa ve öz olmasına rağmen alanında bir devrim niteliği taşıyan ve çıkabilecek suiistimalleri önleyici hükümler içeren 3998 Sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanun ile son vereceğiz.

 

Kanunun Mülkiyet başlıklı 1. maddesi Devlet mezarlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetimindeki tarihi mezarlıklar ile şehitlikler ve cemaatlere ait özel statüsü bulunan mezarlıklar hariç, umumi mezarlıkların mülkiyeti belediye bulunan yerlerde belediyelere, köylerde köy tüzelkişiliklerine aittir. Bu yerler satılamaz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yolu ile iktisap edilemez. Korunma başlığını taşıyan 2. maddesi Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatı ile veya başka herhangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiç bir amaç için kullanılamaz. Yol geçme zorunluluğu bulunduğu İçişleri Bakanlığınca kabul edilen mezarlıklar veya bölümleri bu hükmün dışındadır. İnşa, Bakım ve Onarım başlıklı 3. maddesi Belediyeler ile köy muhtarlıkları, mezarlıkların etrafını duvarla çevirmek, ağaçlandırıp çiçeklendirmek ve gerekli her türlü bakım ve onarımı yaparak korumak zorundadırlar. Belediyeler ve köy muhtarlıkları birinci fıkrada belirtilen hizmetleri yerine getirebilmek için gerekli ödeneği her yıl bütçelerine koyarlar. Ayrıca İl Özel İdareleri Bütçelerine de köy mezarlıklarına sarf edilmek üzere bu maksatla ödenek konur ve bu hizmetleri muntazam olarak yürütebilmek için yeterli personeli görevlendirirler. Belediye ve köy bütçelerini tasdike yetkili makamlar gerekli ödeneklerin bu idarelerin bütçelerine konulup konulmadığını araştırırlar. Hükümlerini içermektedir. Kanunun tamamı 5 madde olup son iki maddesi yürürlük ve yürütmeye ilişkindir.

 

III- Mezarlık Vasfı Taşıyan Taşınmazlar Üzerinde İmar Uygulamalarında Bulunulabilir mi?

Konusuna iki açıdan bakılması gerektiği düşünülmektedir:

 

1)-Fenni şartları ve vasıfları haiz olmayan ve sıhhi mahzurları görülen mezar yerlerinin Cinsinin Değiştirilmesi;

 

Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamenin 1 inci maddesinin 2 inci fıkrası; “Metruk ve sahipsiz mezarlıklar, bu mezarlıklar dahi belediyeye intikal etmiştir.” Hükmündedir.

 

Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamenin 2 inci maddesi ve bu nizamnameye istinaden çıkarılan 12.03.1942 tarihli Talimatnamenin 6 ıncı maddesinin “Şehir ve kasabalarda halen mevcut olup gerek meskun sahalara yakınlık ve gerekse toprak ve tesisatındaki kifayetsizlik bakımından sıhhi mahzurları görülen mezarlıklar Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 214 üncü maddesi (Fenni şartları ve vasıfları haiz olmayan ve sıhhi mahzurları görülen mevcut mezarlıklar hali üzerine terk olunarak yeni mezarlıklar ihdas ve tesis edilir) mucibince terk olunacaktır. Bu sahalar terk edilmesinden en aşağı 10 sene geçtikten sonra ve mahalli sıhhat memurlarının verecekleri rapor üzerine diğer maksatlarla kullanılabilir” şeklindeki hükmü kapsamında mahalli sağlık kuruluşunca verilecek krokili rapor ile sıhhi bir sakınca olmadığı belgelenip, “arsa” vasfı kazanmasını müteakip imar uygulamasına tabi tutulmasında sakınca bulunmamaktadır. Mezarlık Vasfı taşıyan taşınmaz üzerinde imar uygulaması yapılabilmesi için;

 

1- Fenni şartları ve vasıfları haiz olmayan ve sıhhi mahzurları görülen mezar yeri olduğunun tespit edilmesi,

 

2- Birinci maddede belirtilen mahzurlar nedeniyle terk edilmesinden sonra en aşağı 10 sene geçtiğinin belirlenmiş olması,

 

3-Mahalli sağlık kuruluşunca verilecek krokili rapor ile başka maksatlarla kullanılmasında sıhhi bir sakınca olmadığının belgelenmesi,

 

4- Mahalli sağlık kuruluşunca verilecek krokili raporun Talimatname kapsamında verildiğinin raporda

 

özellikle belirtilmiş olması,

 

5-Köylerdeki Mezarlıklar için yukarıda sayılanlara ek olarak ayrıca köy muhtarlığının kararının alınması gerekir.

 

Nitekim Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf Daire Başkanlığının 18.06.1999 tarih ve 327–1663 sayılı talimatı mezarlık vasıflı yerin bu vasfının değiştirilme esas ve usullerinin bu doğrultuda olabileceği öngörülmüştür. 

 

2)-Kullanılmakta olan Mezarlıklarda Cins Değişikliği;

 

Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamenin 2 inci maddesi ve bu nizamnameye istinaden çıkarılan 12.03.1942 tarihli Talimatnamenin 6 ıncı maddesinin öngördüğü durum dışında kullanılmakta olan veya kullanım sonucu mezarlık alanının tamamen dolması nedeniyle fiilen mezarlık olarak kullanılması imkânı kalmayan mezarlıkların ise cinsi değiştirilemez.

 

13.06.1994 tarih ve 21959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3998 sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesine göre; “Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatı ile veya başka herhangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiç bir amaç için kullanılamaz. Yol geçme zorunluluğu bulunduğu İçişleri Bakanlığınca kabul edilen mezarlıklar veya bölümleri bu hükmün dışındadır” hükmü uyarınca mezarlıkların imar uygulaması sonucu “arsa” vasfıyla tescil edilmeleri, mezarlık dışında diğer maksatlarla kullanılmaları mümkün değildir.

 

IV- Sonuç:

Mezarlık vasfı taşıyan taşınmazlar üzerinde imar uygulamalarında bulunulabilir mi? Konusuna iki açıdan bakılması gerektiği düşünülmektedir:

 

1)-Fenni şartları ve vasıfları haiz olmayan ve sıhhi mahzurları görülen mezar yerlerinin Cinsinin Değiştirilmesi;

 

Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamenin 1 inci maddesinin 2 inci fıkrası; “Metruk ve sahipsiz mezarlıklar, bu mezarlıklar dahi belediyeye intikal etmiştir.” Hükmündedir.

 

Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamenin 2 inci maddesi ve bu nizamnameye istinaden çıkarılan 12.03.1942 tarihli Talimatnamenin 6 ıncı maddesi kapsamında mahalli sağlık kuruluşunca verilecek krokili rapor ile sıhhi bir sakınca olmadığı belgelenip, “arsa” vasfı kazanmasını müteakip; Fenni şartları ve vasıfları haiz olmayan ve sıhhi mahzurları görülen mezar yeri olduğu tespit edilerek, tespit edilen bu mahzurlar nedeniyle terk edilmesinden sonra en aşağı 10 sene geçtiğinin belirlenmiş olması, Mahalli sağlık kuruluşunca verilecek krokili rapor ile başka maksatlarla kullanılmasında sıhhi bir sakınca olmadığının belgelenmesi, Köylerdeki Mezarlıklar için ise ek olarak ayrıca köy muhtarlığının kararının alınması şartıyla imar uygulamasına tabi tutulabilir.

 

2)-Kullanılmakta olan Mezarlıklarda Cins Değişikliği; 

 

 

 

 13.06.1994 tarih ve 21959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3998 sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesine göre; “Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatı ile veya başka herhangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiç bir amaç için kullanılamaz. Yol geçme zorunluluğu bulunduğu İçişleri Bakanlığınca kabul edilen mezarlıklar veya bölümleri bu hükmün dışındadır” hükmü uyarınca mezarlıkların imar uygulaması sonucu “arsa” vasfıyla tescil edilmeleri, mezarlık dışında diğer maksatlarla kullanılmaları mümkün değildir. Sadece Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamenin 2 inci maddesi ve bu nizamnameye istinaden çıkarılan 12.03.1942 tarihli Talimatnamenin 6 ıncı maddesinin öngördüğü durum için cins değişikliği yapılabilir.

 

İnsan hakları literatürü genellikle yaşayan insanların politik ve demokratik özgürlükleri üzerine yoğunlaşmış olmasına karşın, ölen bir insanın da mezarının sonsuza (Kıyamete kadar) dek korunması, dokunulmaması gereği bir onursal hak olarak düşünülmesi gerekir.

 

 

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

 

1. Prof. Dr. Eser KARAKAŞ Bahçeşehir Üniversitesi, İnsan Hakları ve İnsani Gelişmişlik konulu 07.04.2005 sayılı yazısı,

 

2.Gürsal Öcal DÖRTGÖZ, Harita ve Kadastro Mühendisliği, Taşınmazın Cins Değişikliği Sayfa,106

 


  *İçişleri Bakanlığı Kontrolörü Alaaddin KAHRAMAN'IN Yerel Yönetim ve Denetim Dergisinin Ocak 2007, Cilt 12, Sayı 1'de yayımlanan makalesi