DUYURULAR
Darbe Girişimini Lanetliyoruz
"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" (15.07.2016) 15/07/2016 tarihinde meydana gelen, ülkemizin seçilmiş hükumetini, milletimizi..
Fikri ÖZKÖK'ün Sayıştay Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmesi
Sevgili eski MeslektaşımızSayıştay 1. Daire Üyesi Fikri ÖZKÖK Sayıştay yönetimden sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmiştir...
Adem CEYLAN ın MYK Başkanlığına seçilmesi
Sevgili Meslektaşımız Adem CEYLAN Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmiştir. Yeni görevinde başarılar diler,..
Saim İLÇİOĞLU nun Karayolları Düzenleme Genel Müdürlüğüne atanması
Sevgili eski meslektalımız Saim İLÇİOĞLU Karayolları Düzenleme Genel Müdürlüğüne Genel Müdür olarak atanmıştır...
Derneğin adının kullanılarak yayın pazarlanması
Kimi kişilerin derneğimiz ve meslektaşlarımızın adını kullanarak yayın pazarladıkları bize ulaşan bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu kişilere itibar edilmemesi..
Bize Ulaşın

Esat Caddesi, Akay Yokuşu,
Lale Apt. No:15/3
Bakanlıklar/ANKARA

Tel : +90 (312) 417 03 75
Fax: +90 (312) 425 36 80

Biliyor musunuz ?
1- 18 Ağustos 2017 Tarihli ve 30158 Sayılı Resmî Gazete " Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 71)" yayımlanmıştır. Tebliğ ile emlak vergisine esas olmak üzere 2018 yılında uygulanacak bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri, Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bu Tebliğ ekinde yer alan cetvelde belirtilen tutarlarda tespit edilmiştir.
 
2- 3 Temmuz 2017 Tarihli ve 30113 Sayılı Resmî Gazete'de  "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Yönetmelikle plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ilc projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlenmiş; 2/11/1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği 1/10/2017 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Bu Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesi yayımı tarihinde, diğer maddeler 1/10/2017 tarihinde yürürlüğe girecektir.  
 
3- 27 Şubat 2017 Tarihli ve 29992 mükerrer sayılı Resmî Gazete" İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" yayımlanmıştır. 
 
4- 05.01.2017 tarihinde Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünce Mahalli İdare Sözleşmeli Personeli Ücretleri Hakkında Genelge yayımlanmıştır.
 
5- 8 Aralık 2016 Tarihli ve 29912 Sayılı Resmî Gazete'de "Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği" yayınlanmıştır. 
 
5-11 Kasım 2016 Tarihli ve 29885 Sayılı Resmî Gazete'de 474 Sıra No Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği  ile yeniden değerleme oranı 2016 yılı için % 3,83 (üç virgül seksenüç) olarak tespit edilmiştir.
 
Posta Listesi

Kaydolun! Sitemizdeki gelişmelerden ve eklenen içeriklerden ilk sizin haberiniz olsun.

Ziyaretçi Defteri
Yorum Yaz

İl Özel İdareleri ve Belediyelerde Özürlü Personel İstihdamı

 

İL ÖZEL İDARELERİ VE BELEDİYELERDE ÖZÜRLÜ PERSONEL İSTİHDAMI

Osman BOZOĞLU*

GİRİŞ

Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı işbirliği ile 2002 yılında yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre; Ülkemizde özürlü olan nüfusun toplam nüfusa oranı: 12.29’dur. Şüphesiz bu oran; çok yüksek ve zaman zaman tartışma konusu olan bir orandır. Bu yüksek oran; kabul edilen özürlü tanımından kaynaklanmaktadır. Anılan araştırmaya göre; ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfus oranı: yüzde 2,58’dir. Süreğen (kronik) hastalığa sahip yüzde 9,70 oranındaki nüfus da özürlü kategorisinde mütalaa edildiğinden özürlü nüfus oranı yüksek çıkmaktadır.

Türkiye Geneli Toplam Özürlü Nüfus ([1])

 

 

Toplam

Erkek

Kadın

Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfus

2.58

3.05

2.12

Süreğen hastalığa sahip olan nüfus

9.70

8.05

11.33

Toplam özürlü nüfus

12.29

11.10

13.45

Özürlü nüfus oranındaki tartışmalar bir yana, sayısı sanılandan az dahi olsa özürlü, engelli vatandaşlara sahip çıkılması sosyal devlet ilkesinin çok önemli bir göstergesidir. Hükümetlerimiz tarafından son yıllarda bu konuda çok önemli adımlar atılmış, pozitif düzenlemeler yapılmış ve buna paralel uygulamalar başlatılmıştır. Yapılan bu düzenlemeler; özel sektör kuruluşlarına olduğu kadar kamu kurum ve kuruluşlarına ve mahalli idarelere de bir takım görev ve sorumluluklar yüklemektedir. Bu sorumluluklardan belki en önemlisi personel sayısına göre belli oranda özürlü personel istihdam etme yükümlülüğüdür.

1982 Anayasasının 10’uncu maddesine 7.5.2010 tarihli, 5982 sayılı Kanunla “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmü üçüncü fıkra olarak eklenmiş, böylece; özürlülere pozitif ayrımcılık ilkesi 2010 yılından itibaren Anayasamıza da girmiş bulunmaktadır.

Kamu kurum ve kuruluşlarının, doğal olarak mahalli idarelerin hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur statüsündeki kadrolarında, hem de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında belli oranlarda özürlü personel çalıştırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülükler müeyyidelerle de desteklendiğinden yerine getirilmemesi durumunda idarelerimiz ve sorumlu makamdaki kişiler bir takım müeyyidelerle karşı karşıya kalabileceklerdir. Makalemizde özürlü personel çalıştırma yükümlülüğünü memur ve işçi personel açısından ayrı ayrı ele alarak irdelemeye çalışacağız.

ÖZÜRLÜ MEMUR ÇALIŞTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

13.2.2011 Tarihli, torba kanun olarak tabir edilen ve muhtelif kanunlarda değişiklik yapan 6111 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda özürlülerle ilgili bir dizi düzenleme yapılmıştır.

Bu çerçevede; 657 sayılı Kanunun “Özürlülerin devlet memurluğuna alınmaları:” başlıklı 53’üncü maddesi başlığı “Özürlü personel çalıştırma yükümlülüğü:” şeklinde değiştirilerek madde yeniden düzenlenmiştir. Buna göre;

Kamu kurum ve kuruluşlarının bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda eskiden olduğu gibi % 3 oranında özürlü çalıştırma zorunluluğu devam etmektedir. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınacaktır.

Daha önce özürlü personel kontenjanları için her kurum kendisi sınav açarken 6111 sayılı Kanunla yapılan yerinde ve isabetli bir değişiklikle özürlü personel sınavlarının da merkezi olarak yapılması kabul edilmiştir. Böylelikle yerel imkanlarla ve yetersiz personelle yapılan ve iptal davalarına konu olabilen, mağduriyetlere yol açan, seviye bakımından birbirinden çok farklı, fırsat eşitliğine aykırı, özürlüleri sınav sınav dolaştıran, bazı kişiler için sınava girmeyi meslek haline getiren kurum bazlı sınav sistemine son verilmiştir.

Yapılan düzenlemeye göre; özürlüler için sınavlar, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı olarak, özürlü kontenjanı açığı bulunduğu sürece özür grupları ve eğitim durumları itibarıyla sınav sorusu hazırlanmak ve ulaşılabilirliklerini sağlamak suretiyle merkezi olarak yapılacak veya yaptırılacaktır.

Özürlü personel çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetimi ile özürlülerin Devlet memurluğuna yerleştirilmesinden Devlet Personel Başkanlığı sorumlu tutulmuştur. Özürlü açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşları bir sonraki yıl için alım yapacakları özürlülere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Devlet Personel Başkanlığı kurum ve kuruluşların bildirimi üzerine, özürlü kontenjanlarına yerleştirme yapabilecek veya yaptırabilecektir.

Anılan maddenin son fıkrasında da; Özürlülerin memurluğa alınma şartlarına, merkezi sınav ve yerleştirmenin yapılmasına, eğitim durumu ve özür grupları dikkate alınarak kura usulü ile yapılacak yerleştirmelere, özürlülerin görevlerini yürütmelerinde hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceğine, kamu kurum ve kuruluşlarınca özürlü personel istihdamı ile ilgili istatistiksel verilerin bildirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususların Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme istinaden hazırlanan ve 22.8.2011 tarihli, 2011/2192 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Yapılacak Merkezi Sınav ve Kura Usulü Hakkında Yönetmelik” Resmi Gazetenin 3.10.2011 tarihli, 28073 sayılı nüshasında yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Mevzuat alt yapısının tamamlanması ve diğer bütün hazırlıklardan sonra ilk Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) 29 Nisan 2012 Pazar günü 81 il merkezinde gerçekleştirilmiştir. Sınava, özür durumu %40 ve üzerinde olan; ortaöğretim, ön lisans veya lisans düzeyinde mezun veya mezun olabilecek durumdaki toplam 60.375 aday başvurmuştur. Sınava başvuran adayların 48.156’sı ortaöğretim, 7.074’ü ön lisans, 5.145’i ise lisans düzeyindedir.([2])

ÖZÜRLÜ İŞÇİ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU

Özürlü işçi Çalıştırmakla Mükellef İşverenler ve Özürlü İşçi Çalıştırma Oranı

4857 Sayılı İş Kanunu’nun “Özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 15.5.2008 tarihli, 5763 sayılı kanunla değişik 30’uncu Maddesinde; İşverenlerin, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç özürlü, kamu işyerlerinde ise yüzde dört özürlü ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.

Buna göre; elli ve daha fazla işçi çalıştıran özel sektör ve kamu işyerleri özürlü personel çalıştırmakla mükelleftir. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısının tespitinde toplam işçi sayısı esas alınmalıdır.

Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınacaktır. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmayacak, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülecektir. İşyerinin işçisi iken sakatlananlara öncelik tanınacaktır.

Oranların hesaplanmasında mahalli idareler için norm kadro yönetmeliklerinde öngörülen işçi sayısı değil fiilen çalıştırılan işçi sayısı dikkate alınmalıdır. Örneğin A mahalli idaresi için Yönetmelikte kabul edilen norm kadro işçi sayısı 141 olduğu halde Norm Kadro Yönetmeliğinin çıktığı tarih itibariyle işçi sayısı norm kadronun üzerinde olduğundan çalıştırılan işçi sayısı 195 ise özürlü işçi kontenjanından çalıştırılacak işçi sayısının hesaplanmasında 141 değil 195 sayısı esas alınacaktır. Bunun tersi de söz konusu olabilir. Şöyle ki; norm kadrodaki işçi sayısı 141 olduğu halde A mahalli idare birimi norm kadronun altında 105 işçi çalıştırıyorsa özürlü işçi sayısı 141 değil 105 işçi üzerinden hesaplanacaktır.

Dikkat edilmesi gereken bir husus da toplam işçi sayısının hesaplanmasında özürlü kontenjanından çalıştırılan işçi sayısının toplam sayıdan düşülmesi gerektiğidir. Örneğin; A mahalli idaresinde 141 işçi çalışıyor ve bunun üç tanesi özürlü işçi kontenjanından ise çalıştırılacak özürlü işçi sayısının hesabında 141-3=138 sayısı esas alınacaktır.

Örnek:B mahalli idare biriminin çalıştırdığı işçi sayısı 88 ise; 88x0,04=3,52@4 olacaktır. Kanun hükmü gereği yarım ve daha fazla kesirler tama iblağ edileceğinden B mahalli idare biriminin 4 özürlü işçi istihdam etmesi gerekecektir. Aynı idarede çalışan işçi sayısı 87 olsaydı bu kez çalıştırılması gereken özürlü sayısı: 87x0,04=3,48@3 olacaktı.

Ayrıca; 30’uncu maddenin dördüncü fıkrasına göre; yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılmaması ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanların hesaba katılmaması gerekmektedir.

İşyerinden Malulen Ayrılanlar

4857 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre; Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücreti tutarında tazminat ödemek zorundadır.

Buna ilave olarak; özürlü işçi kontenjanından işçi alınırken; işyerinin işçisi iken sakatlananlara öncelik tanınmıştır.

Özürlü İşçilerin Temin Şekli ve Çalıştırılabilecekleri İşler

İşverenlerin çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlamaları gerekmektedir.

30’uncu maddenin dördüncü fıkrası hükmüne göre; yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz

Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacaklarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 30’uncu maddesine istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan “Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik” ise 24 Mart 2004 tarihli, 25412 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.

Özürlülerin çalıştırılabilecekleri işler, anılan Yönetmeliğe bağlı Ek 1 nolu çizelgede gösterilmiştir. Özürlülere çizelgede gösterilen işlerden herhangi biri verilemiyorsa, işyerinin özelliğine göre işyeri hekimince belirlenecek herhangi bir başka iş verilebilecektir.

Özrün Sağlık Kurulu Raporu ile Belgelenmesi

Özürlü olduğunu öne sürerek Yönetmelik hükümlerine göre İş Kurumundan işe yerleştirilmesini isteyenlerin, bu durumlarını, 14.01.2012 tarihli, 28173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kuruluşlarından almış oldukları sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri zorunludur.

Özürlü İşçi İstihdam Etmemenin Müeyyidesi

Özürlü işçi istihdam etmemenin müeyyidesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 101’inci maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre; 30’uncu maddedeki hükümlere aykırı olarak özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her özürlü ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için binyediyüz Türk Lirası idari para cezası verileceği, kamu kuruluşlarının da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamayacağı kesin olarak hükme bağlanmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 30’uncu maddesinin 11.10.2011 tarihli 665 sayılı KHK ile değişik yedinci fıkrasında da: Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezaların, özürlülerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, özürlünün işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu gibi projelerde kullanılacağı, tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin hususların, Türkiye İş Kurumunun koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların ve en çok özürlüyü temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden oluşan komisyon tarafından karara bağlanacağı, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme istinaden hazırlanan “Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırmayan İşverenlerden Ceza Olarak Kesilen Paraları Kullanmaya Yetkili Komisyonun Kuruluşu İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” 26.09.2003 tarihli, 25241 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Sonuç olarak; Devletçe özürlülere sahip çıkılması konusunda son yıllarda çok olumlu düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır. Sadece özürlülere istihdam sağlanması açısından ele alarak yaptığımız konuyla ilgili sınırlı incelemenin ilgililere yararlı olmasını umuyorum.

 

İçişleri Bakanlığı Başkontrolörü ve Gaziantep İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Osman BOZOĞLU’nun “İl Özel İdareleri Ve Belediyelerde Özürlü Personel İstihdamı” Konulu makalesi, Yerel Yönetim ve Denetim Dergisinin Nisan 2012, Cilt 17, Sayı 4’de yayınlanmıştır.

 



*Gaziantep İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı

İçişleri Bakanlığı Başkontrolörü

[1]Türkiye İstatistik Yıllığı - Turkey’s Statistical Yearbook 2011